Az Görme Tarifi ve Tanımlamalar

Görme engelli çocuklarımızı 3 grupta topluyoruz.
KÖR ÇOCUKLAR: Işık dahi görmeyen çocuklardır.
AZ GÖREN ÇOCUKLAR: Dünya Sağlık Teşkilatının 1992 de Bangkok'da yaptığı tarife göre; tıbbi ve cerrahi tedavi sonrasında düzeltmeye rağmen iyi gören gözde görme 20/60 dan az ve/-ya görme alanı 20 dereceden dar ise az görme vardır.
Daha sonra , konunun önemi ve uluslar arası yapılan çalışmaların standardizasyonu için WHO bu kavramları aşağıdaki gibi sınırlamıştır.
- Normal görüş: 6/6-6/18
- Az görme: 6/18- 3/60
- Kör: 3/60- ışık hissinin olmaması (Kanuni körlük)
KANUNİ KÖRLÜK: Sosyal haklar elde edebilmek için gerekli olan az görme ölçütüdür. Dış ülkelerde tartışma yaratan bir tanımlamadır.
İŞLEVSEL GÖRÜŞ: Günlük becerileri yerine getirirken kullandığımız görüştür. Bağımsız hareket, yakın çalışma ve iletişim becerileri gibi.
GÖRSEL VERİMLİLİK: Olan görmeyi kullanış biçimimizdir. Aynı görsel becerilere sahip iki çocuk arasında görsel davranışların çok farklı olduğunu saptamaktayız. Olan görmeyi kullanmada deneyim ve motivasyon çok önemlidir. Aşırı koruyucu anne, kapalı ortamlarda büyüme çocuğun duyusal olarak uyarılmasına engel oluşturur. Bu nedenle görme engelliler okullarında kırsal kesimden gelen öğrencilerin bağımsız hareketlerinin her zaman şehirde büyüyen görme engelli yaşıtlarına göre daha iyi olduğu saptanmıştır.
Görme kayıplarını değişik bakış açılarından incelediğimizde tanımlamalar farklılık gösterir.
GÖRME KAYBI ORGAN TEMELLİ İNCELENDİĞİNDE
GÖRME RAHATSIZLIĞI: Organda anatomik bozukluklar oluşturan süreçtir. Glokom, retina dekolmanı, retinitis pigmentoza, katarakt gibi.
GÖRME BOZUKLUĞU: Organda, rahatsızlık sonrasında ortaya çıkan işlevsel bozukluktur. Görmenin işlevlerinde azalma olur. Görme alan darlığı, görme keskinliğinde azalma gibi.
GÖRME KAYBI KİŞİ BAZINDA İNCELENDİĞİNDE
GÖRME YETMEZLİĞİ: Görsel işlemleri yapmadaki yetmezliği gösterir. Okuyamama, yön bulamama, tanıyamama gibi.
GÖRME ENGELLİ: Kişinin ortamla ilişkilerini belirler. En önemli iki engel bağımsızlığın kaybolması ve ekonomik ilişkilerdir.
Görsel rehabilitasyonun temeli, bu basamaklardan hiçbirinin ihmal edilmemesidir. Tıbbi ve cerrahi gerekli girişimler yapıldıktan sonra, az görme varsa, optik ve optik olmayan sistemler, sosyal ve eğitimsel girişimler, çevre düzenlemeleri ve danışmanlık hizmetleri ile gerekli rehabilitasyon çalışmaları yapılır. Çocukların ilgili çalışmaları, gelişmekte oldukları için büyüklere dönük çalışmalardan farklıdır.
HABİLİTASYON: Yeni alışkanlıkların kazandırılması.
REHABİLİTASYON: Eskiden edinilmiş alışkanlıkların yeniden kazandırılmasıdır.
Çocuklarda Az görmeye neden olan etmenleri aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz:
- DOĞUM ÖNCESİ NEDENLER: Kızamıkçık, AIDS, Toxoplazma, madde, alkol bağımlılığı.
- DOĞUM SIRASINDA: Doğum travmaları, ROP, beyin zedelenmeleri, kafa içi kanamalar, periventriküler lökomalazi(PVL), hypoksi (beynin oksijensiz kalması).
- DOĞUM SONRASINDA: Menenjit, ansefalit kazalar, Vit A eksikliği, intra ventriküler kanamalar.
- HEREDİTER HASTALIKLAR: Retinoblastoma, Down sendromu, kolobomlar, Usher Sendromu.
- NADİR HASTALIKLAR: Rett sendromu, Williams sendromu gibi 100.00 kişiden 65 kişide ve daha az görülme oranı olan hastalıklardır.